Page Nav

HIDE

Grid

GRID_STYLE

Hover Effects

TRUE

Pages

Related Posts

{fbt_classic_header}

Son Dakika:

latest

Yeni salgın tehlikesi patlak verdi, koronavirüsle aynı aileden! Solunum sistemine saldırıyor

İnsanlığın koronavirüsle pençeleştiği şu günlerde ABD'li araştırmacılar, hayvanlardan insanlara geçen yeni bir salgın konusunda uyardı. ...

İnsanlığın koronavirüsle pençeleştiği şu günlerde ABD'li araştırmacılar, hayvanlardan insanlara geçen yeni bir salgın konusunda uyardı. Yeni tip koronavirüsle aynı aileden olan "SADS-CoV" adlı virüsün insan solunum organlarında, karaciğerlerde ve bağırsaklarda çoğalabildiği ifade edildi.

Dünya, yeni tip koronavirüs pandemisiyle ile ölüm kalım mücadelesi halindeyken ABD'li araştırmacılar, hayvanlardan insanlara geçen farklı bir virüsün neden olabileceği potansiyel yeni bir salgın konusunda uyarı yaptı. NTV'nin haberine göre; bilim insanları 2016 yılından beri Çin'de domuzları enfekte eden ve hayvanlarda şiddetli ishal ve kusmaya neden olan bir koronavirüs türünün insanlara bulaşabileceğini kanıtladı. Yarasalardan domuzlara geçen "SADS-CoV" adlı virüsün hava yoluyla insan solunum organlarında, karaciğerlerde ve bağırsaklarda çoğalabildiği belirtildi.

DOMUZLARDAN İNSANLARA YAYILABİLİR

ABD'de North Carolina Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışma, 2016'dan beri Çin'de domuzları enfekte eden ve şiddetli ishal ve kusmaya neden olan bir koronavirüs türünün insanlara yayılabileceği konusunda uyardı.

SOLUNUM ORGANLARI, KARACİĞERDE VE BAĞIRSAKTA ÇOĞALABİLİYOR

SADS-CoV adlı verilen virüsün yarasalardan geldiği ve hayvancılık endüstrisi nedeniyle domuzlara yayıldığı düşünülüyor. Ancak Kuzey Carolina Üniversitesi'nden araştırmacılar, SADS-CoV'nin hava yolu ile yeni tip koronavirüs pandemisine neden olan SARS-Cov-2'ye benzer bir şekilde insanlarda, solunum organları, karaciğer ve bağırsak hücrelerini enfekte edip kopyalayabildiğini gösterdi.

YENİ TİP KORONAVİRÜSLE AYNI AİLEDEN

SADS-CoV, Kovid-19'a neden olan küresel salgının sorumlusu SARS-CoV-2 ile aynı virüs ailesine mensup, ancak farklı bir tür. Spesifik olarak, SADS-CoV r "alfa koronavirüs", SARS-CoV-2 ise bir "beta koronavirüs" olarak adlandırılıyor.

ALFA KORONAVİRÜSLERİN TEHLİKESİ GÖZ ARDI EDİLİYOR

Çalışmanın yazarı ve epidemiyolog Ralph Baric, 'Birçok araştırmacı, Kovid-19, SARS ve MERS gibi beta koronavirüslerin yol açtığı hastalıklara odaklanıyor. Ancak alfa koronavirüsler gözardı ediliyor. Aslında alfa koronavirüsler, türler arasında hızlı bir şekilde atlama potansiyelleri göz önüne alındığında, insan sağlığıyla ilgili daha büyük olmasa da eşit derecede tehdit oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Araştırmacılar, ayrıca SADS-CoV'nin insanlarda soğuk algınlığına neden alfa koronavirüsten, (HCoV-229E ve HCoV-NL63) farklı olduğunu açıkladı.

Profesör Baric ve meslektaşları yaptıkları çalışmada, SADS-CoV'nin domuzlardan atlayıp insan popülasyonlarına bulaşma riskini araştırdı. Bu kapsamda çeşitli sentetik insan hücre türleri virüsle enfekte edildi. Araştırmacılar, birincil akciğer ve bağırsak hücreleri dahil olmak üzere insan hücrelerinin SADS-CoV enfeksiyonuna duyarlı olduğunu buldu.

Bununla birlikte, ekip, yeni tip koronavirüsün aksine, domuz koronavirüsünün akciğerler yerine bağırsak hücrelerinde daha hızlı çoğalabildiğini belirtti.

İNSANLAR SAD-COV'A KARŞI ÇAPRAZ BAĞIŞIKLIĞA SAHİP DEĞİL

Öte yandan, bilim insanları bulgularına dayanarak, SADS-CoV özelinde insanların, hayvan popülasyonlarından kaynaklanan koronavirüslere yakalanmasını engelleyebilecek çapraz koruyucu sürü bağışıklığına sahip olmadığını söyledi.

POTANSİYEL BİR SALGIN RİSKİ OLUŞTURUYOR

Çalışmanın diğer yazarı Caitlin Edwards, "SADS-CoV, dünya çapında dağıtımı olan heterojen bir virüs grubu olan HKU2 adı verilen yarasa koronavirüslerinden türedi. Bu virüsün ortaya çıkıp insan popülasyonlarını enfekte edip edemeyeceğini tahmin etmek imkansız. Ancak, SADS-CoV'nin geniş konakçı yelpazesi ile insan hücrelerinde çoğalma yeteneği birleştiğinde ortaya çıkması potansiyel bir risk oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

Çalışmanın tüm bulguları Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.

Hiç yorum yok