Türk Kızılay, 50 yıl önceki yetim kampına katılanları tekrar buluşturdu

Türk Kızılay, 50 yıl önce kurumun gençlik kamplarında “kamp kardeşi” olan yetimleri bir araya getirdi.

Kızılcahamam Çamlıdere’deki Çamkoru Gençlik Kampı’nda 50 yıl önce birlikte kamp yapan yetim çocuklar, Türk Kızılay etkinliğinde buluşarak hasret giderdi. Buluşmaya Ankara’nın yanı sıra başka illerden ve yurt dışından 82 kişi katıldı.

Burada AA’ya açıklama yapan Türk Kızılay Genel Başkan Vekili İsmail Hakkı Turunç, etkinliğe katılanların hatıralarını dinlerken göz yaşlarını tutamadığını söyleyerek, şöyle konuştu:

“Allah kimseyi ailesiz, annesiz, babasız bırakmasın, sevgisiz bırakmasın. İşte devlet burada kendini gösteriyor. Hele sevgi dolu bir devletse, merhamet dolu, vicdan dolu bir devletse… İstiyoruz ki doğumdan itibaren insanlar hep mutluluklarla dolu geçirsinler hayatlarını. Herkesin hayatı aynı düzeyde gitmiyor, aynı güzellik ve rahatlıklarla gitmiyor. Bu tip problem yaşayan her yaş grubundan insana devletin hamilik yapması, sahip çıkması, onlara annelerini, babalarını aratmaması gerçekten işin insani bir boyutu.”

50 yıl önceki kampa katılan Ayhan Yüzübenli ise yetiştirme yurtlarında 12 yıl geçirdiğini belirterek, ardından ODTÜ’den mezun olduğunu ve Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumunda çalıştığını söyledi.

Türk Kızılay’ın önemine değinen Yüzübenli, “Size ulaşmak isteyen bir kişi dünyanın öbür ucunda bile olsa bir şekilde geliyor sizi buluyor. Ama size ulaşmak istemeyen bir kişi teyzeniz bile olsa birkaç durak ötede bile olsa size ulaşamıyor. İşte Kızılay’ın kıymeti asıl o zaman anlaşılıyor” dedi.

Katılımcı Talat Akbulut da 50 yıl önce farklı yetiştirme yurtlarından çocukların kampta kaynaştıklarını aktararak, “Bugün benim için çok özel bir gün, doksana yakın kardeşimle bir aradayım. Çok duygulandım. Çok mutlu bir gün geçiriyorum.” diye konuştu.

Türk Kızılay’ın kendisi için sadece üzerinde hilal olan beyaz bir çadırdan ibaret olmadığını belirten Akbulut, “Kızılay garibanın ekmeğidir, kimsesizlerin kimsesidir, çadırın içerisinde üşüyene sobadır, acıkana ekmektir veya bir çocuğa biberonudur, bir yaşlıya battaniyedir.” ifadelerini kullandı.

Bir diğer katılımcı emekli hava astsubayı Sebahattin Ünal ise doğumundan 18 yaşına kadar devlet yurtlarında büyüdüğünü dile getirerek, şunları söyledi:

“Bizler devletin olanakları sayesinde ayakta kaldık. Belki anamız babamız yoktu, ailemizden kimse yoktu ama biz, bütün yurt çocukları hepimiz bir aileydik. Gerçekten de Kızılay öksüz, yetim, fakir, mağdur olan ailelerin destekçisidir. Bizler hayata atılırken hiçbir zaman geçmişte yaşadığımız olumsuz olayları düşünerek atılmadık. Biz bu vatan bize ne verdiyse, biz de bu ülkeye bir şeyler vermek istedik. Onun için hep ayakta kaldık. Kızılay iyi ki var.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir